Sayın Üyelerimiz,
Word Economic Forum tarafından yayınlanan 2024 GLOBAL RİSK RAPORUNA göre bizleri iki yıllık süreçte bekleyen risklerde ilk 3 sırada yer alan riskler ,
- Yanlış bilgi ve dezenformasyon
- Olağanüstü hava olayları
- Toplumsal kutuplaşma iken,
Gelecek 10 yılda bu riskler ;
- Olağanüstü hava olayları
- Dünya sistemindeki kritik değişiklikler
- Biyoçeşitlilik kaybı ve ekosistem çöküşü
şeklinde sıralanıyor. Raporun ;
- Kısa vadede yaşa göre risk algıları (2 yıl) (Şekil 1.6)
- Küresel riskler ortamı bağlantı haritası (Şekil 1.7)
- Yaklaşan seçimler bağlamında ulusal risk algıları (Şekil 1.9)
- Ulusal risk algıları: Ekonomik gerileme (Şekil 1.16)
- Risk yönetişimi: 3°C’lik bir dünya (Şekil 2.10)
- Teknolojik Güç (Şekil 2.12)
- Risk yönetişimi: Yapay zeka (Şekil 2.15)
- İnsani gelişme (Şekil 2.18)
- İlk 10 İş 2023-2027 (Şekil 2.19)
- Ulusal risk algıları: İstihdam (Şekil 2.20)
- Parametreler çerçevesinde oluşabilecek en önemli riskler (Bölüm 3)
- Risk yönetişimi (Ek D)
bölümleri sanayi firmalarımız açısından gelecek öngörülerini yapmak için dikkate alınması gerektiğini düşündüğümüz diğer bölümler. Raporda yer alan diğer bölümlerin ise global yatırım açısından özellikle dikkate alınmasının faydalı olacağını düşündüğümüzü belirtmek isteriz.
Dünya riskleri bu seviyede iken Türkiye’ nin içinde bulunduğumuz süreçle mevcut durumu nedir ? sorusunun cevabını ise şu güncel raporlar ile özetleyebiliriz ;
Meteoroloji Genel Müdürlüğü 2023 YILI İKLİM DEĞERLENDİRMESİ RAPORUNA göre Türkiye’ de 2077 yılından bu yana sıcaklıklar artış gösteriyor. 2023 yılı sıcaklığı 1991-2020 Uzun Yıllar Yıllık Ortalama sıcaklık değeri olan 13.9 oC nin 1,2 oC üzerinde 15,1 oC üzerinde gerçekleşmiş. Yani nerede ise 1.5 oC hedefinin geçtiğimiz yıl yakalamış durumdayız.
İstanbul Sanayi Odasının İSO SANAYİDE SÜRDÜRÜLEBİLİRLİK EĞİLİMİ ARAŞTIRMASI 2024 sonuçları ise şöyle ;
SONUÇ 1: Firmalar, sürdürülebilirliğin kurumsal stratejiye entegre edilmesi noktasında henüz başlangıç aşamasındadır.
SONUÇ 2: Firmaların sürdürülebilirlik gündemine ilişkin bilgi seviyesi düşük.
SONUÇ 3: Sınırlı sayıdaki sürdürülebilirlik hedefi belirleyenler arasında ekonomik sürdürülebilirlik ile ilgili hedefler merkezde yer alıyor.
SONUÇ 4: Türkiye’deki sanayi kuruluşlarından sadece yüzde 13’ü karbon ayak izini hesaplıyor.
SONUÇ 5: Sürdürülebilirlik hedef ve aksiyonlarını etkileyen en önemli etken “Kanun ve Yönetmelikler”.
SONUÇ 6: Sanayi firmaları, sürdürülebilirlik uygulamaları için en çok “Teşvik/ Finansman Desteği” ne ihtiyaç duyuyor.
SONUÇ 7: Sürdürülebilirlik konusunda kamuya açık rapor yayımlayan firmaların toplam oranı yüzde 6
Bu iki rapor bugün, gelecek 2 ve 10 yılda globalde ilk risk olacak olağanüstü hava olaylarının Türkiye’ nin gündeminde de en önemli konu olacağını gösteriyor.
1.5 0C hedefi için önemli olan sürdürülebilirlik çalışmalarında dünden daha başarılı olamazsak isek biyosistem kaybı ve ekosistem çöküşünün etkilerini her alanda çok daha fazla hissedeceğimiz ise bir gerçek.
Bu noktada tüm firmalarımızı sürdürülebilirlik alanındaki çalışmalara daha fazla yoğunlaşmaya davet ediyoruz. Harward Business review Haziran 2024 sayısı ekinde yer alan “Sürdürülebilirliği Daha Somut Hale Getirmek” adlı makalede yer alan ve sürdürülebilirlik çalışmalarının istenen seviyede olmamasını en güzel şekilde açıklayan paragrafı bu noktada sizlerle paylaşmak istiyoruz.
“Sürdürülebilirliğin sürdürülmesi için bir şirket açısından karlı olması gerekir. Eğer karlı değilse, bu bir sübvansiyondur ve neredeyse y-tanımı gereği, sübvansiyonlar geçicidir. Piyasalar değişirse, liderlik değişirse veya ekonomiler çökerse sübvansiyonlar ortadan kalkabilir. Ancak karlıysa, yani maliyetin üzerinde değer yaratıyorsa sürdürülebilir olacaktır. Çünkü bu iyi bir iştir.”
Sektörümüzün karlı sürdürülebilirliği için yeşil enerji uygulamaları, kapalı sistem döngüsel ekonomi ve atık yönetimi, sosyal sürdürülebilirlik ve işgücünün kuvvetlendirilmesi, teknolojik gelişimi odağımıza alırken, tüm firmalarımızın ürün ve sistem standartlarına ek olarak ISO14001, ISO18001, ISO45001 ve mutlaka ISO50001 standartlarına sahip olmasını,
Sürdürülebilirlik çalışması bulunmayan firmalarımızın ilk adım olarak zaman kaybetmeden çalışmalara başlamasını,
Sürdürülebilirlik çalışmaları olan tüm firmalarımızda dahil tüm firmalarımızı ve sürdürülebilirlik uzmanlarımızı “sürdürülebilirliğin karlılığına odaklanmaya, ölçme ve geliştirme metotlarını bu çerçevede gözden geçirmeye” davet ediyoruz.
Saygılarımızla,