Meclis Üyesi Enver Bakioğlu tarafından konu detaylı bir şekilde açıklanmıştır. Serbest bölgelerde
faaliyet gösteren firmalar açısından iki temel sorun bulunduğu ifade edilmiştir. Bunlardan
birincisinin, Türkiye’de geri dönüşüm tesislerinde üretilmiş granül haldeki plastik hammaddelerin
serbest bölgelere ithalatının yasak olması olduğu belirtilmiştir. İkinci sorunun ise, nihai ürünlerde
son tüketici talepleri doğrultusunda kullanılmak istenen geri dönüştürülmüş içerik oranını
karşılamak amacıyla gerekli olan hammaddenin ithalatının da yine yasak olması olduğu ifade
edilmiştir. Bu iki hususun, sektörün ihracatını sürdürebilmesi açısından ivedilikle çözüm
gerektirdiği vurgulanmıştır.
Ayrıca, Avrupa ülkelerinde geri dönüştürülmemiş plastik ambalajlara yönelik uygulanan mali
yükümlülüklere dikkat çekilmiştir. Bu kapsamda, İspanya’nın 1 Ocak 2023 itibarıyla geri
dönüştürülmemiş plastik ambalaj ithalatında ton başına 450 avro özel tüketim vergisi uyguladığı,
Birleşik Krallık’ın 1 Nisan 2022 tarihinden itibaren yüzde 30’dan az geri dönüştürülmüş plastik
içeriğe sahip ambalajlar için ton başına 200 sterlin Plastik Vergisi uyguladığı ifade edilmiştir.
İtalya’nın ise geri dönüştürülmemiş plastik ambalajlar için ton başına 450 avro uygulama kararı
aldığı, ancak bu uygulamanın iki yıldır ertelendiği ve son olarak 2026 yılına ötelenmiş olduğu
belirtilmiştir. Bu uygulamaların tamamının gıdayla doğrudan temas etmeyen ürün grupları için
geçerli olduğu özellikle vurgulanmıştır.
Mustafa Tacir, konunun özellikle Ticaret Bakanlığı’nın yetki alanında olduğunu ve yalnızca serbest
bölgeleri ilgilendiren bir uygulama olduğunu ifade etmiştir. Enver Bakioğlu tarafından da, söz
konusu uygulamanın yalnızca serbest bölgelerde faaliyet gösteren firmalar için geçerli olduğu,
Türkiye içinde faaliyet gösteren firmalar açısından böyle bir kısıtlama bulunmadığı belirtilmiştir.
Oturum Başkanı tarafından yapılan değerlendirmede, bu gündem maddesinin esasen ihracatta
yaşanan sıkışıklığın bir göstergesi olduğu ifade edilmiştir. Hem iç pazarda hem de serbest
bölgelerde, mevzuat kaynaklı çok yönlü baskıların bulunduğu, ihracatın artırılmasının hedeflendiği
bir ortamda bu tür düzenlemelerin sektör üzerinde ilave yük oluşturduğu belirtilmiştir. Serbest
bölgelerin toplam ithalat içindeki payının yüzde 10–15 seviyelerinde olabileceği, ancak bu
durumun ihracat üzerinde olumsuz etki yarattığı için gündeme alındığı ifade edilmiştir.
Konunun; Ticaret Bakanlığı ve Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı temsilcileri ile 8 Ocak
2026 tarihinde gerçekleştirilecek olan Serbest Bölgeler konulu toplantıda gündeme alınmasına
karar verilmiştir.